5 Ocak 2012

2010-2011 yılında beğendiğim etkinlikler..Tiyatrolar


Tiyatro denilince benim aklıma 2 senedir Dot'tan başka birşey gelmez oldu. Oyunculuklar çok iyi, senaryo, kurgu, herşey ama herşey mükemmel. Dot Britanya'da doğmuş olan In-yer-face akımını Türkiye'de sahneleyen ilk özel tiyatrodur. Peki nedir bu akım? Yüzevurumcu tiyatro olarak ta çevirebileceğimiz tiyatro yazarlığında ortaya çıkan şiddet, cinsellik, uyuşturucu, cinayet gibi öğeler içeren oyunlar yazma eğilimine, akımın gözlemcisi olan yazarlar tarafından takılmış bir addır. Eğer Dot oyunu seyretmeye gidiyorsanız her türlü şeye hazırlıklı olmanızı öneririm. Küfürlü konuşmalar zaten oyunun olağan bir parçası..Bu tiyatronun en çok seyirciyle iç içe olmasını seviyorum. Küçük bir salonda sizinle aynı sahnede oyunu oynuyorlar bu yüzden de oyuna kendinizi kaptırıp gidiyorsunuz. Bazen önünüze kusuveriyorlar, kavga ederken yuvarlanıyorlar, tam yumruklaşırlarken acaba üzerime mi düşecekler diye bir kaygınız da olmuyor değil :))) Ama korkmayın daha başıma öyle birşey gelmedi..Hangi oyunları izlediğime gelmeden önemli bir iki hatırlatma da bulunmak istiyorum. Dot artık G-mall Maçka'da kendilerine tahsis edilen bir salonda oynuyor. Güzel haber yeni salonları da oldu! Ocakta'ki yeni oyunlarını burada seyredebilicez. İkinci önemli hatırlatma ise bir oyunu en fazla 2 ya da 3 ay oynuyorlar. Sakın diğer tiyatrolar gibi aman sonra giderim demeyin, böyle yapıp gitmediğim bir Vur-Yağmala-Yeniden vardır ki, acısını hala hissediyorum :))) Bir de bilet olayı var tabiki...En az bir ay önceden biletinizi alın, özellikle haftasonları seanslarına kesinlikle yer bulunmuyor, bunda salonun küçük ve az insan kapasiteli olmasının da rolü var tabiki. Biletler 50 TL, öğrenci 25 TL, son dakika biletleri ise 20TL. Bakalım bir haftaiçi kafama koydum, gidip "last minute" şansımı deneyeceğim. :)

Neler izledim?

Pornografi, Shopping&Fucking, Festen, Öksüzler (hala oynuyor, izleme şansınız var)

Konular hep hayatın içinden, aslında bildiğimiz ama herkesin görüşlerini söylemeye çekindiği şeyler..2005 Londra metro bombalanması, 2012 Olimpiyatlarının Londra'ya verilmesi, G-8 zirvesi gibi politik olayların ortasında yaşanan ayrı ayrı insanların hikayelerini anlatan ve İpek Bilgin'in Coldplay'den yellow ile zirveye ulaştığı Pornografi'den tutunda hayatımızın aslında sadece "hertürlü" alışverişten itibaret olduğunu hiç te çekinmeden hatta pornografik düzeyde sahnelerle yüzümüze vuran bir Shopping&Fucking izledim. Festen da ise kalabalık bir ailenin babalarının 60. yaş doğumgününde bir araya gelip, çocukluklarından beri aile içinde gizlenen sırların ortaya çıkışını kanım donarak seyrettim. Son olarak Öksüzler de ise kardeşinin işlediği cinayeti saklamak zorunda kalan bir kadının ve kocasının hayatlarının nasıl mahvolduğuna şahit oldum. "Kol kırılır yen içinde kalır" bütün ailelerin ortak mantığı değil midir? Burada da yazar bunu sorgulamış işte. Her oyundan çıktığımda zihnimden geçen milyonlarca soru oluyor. Tabiki de hayatı sorgulamak üzere soruyorum..sona unutuyorum ama, ta ki bir sonraki Dot oyununa kadar..Başka bir dünyaya alıp götürüyor sizi, ama burada oyuncuların da tabiki payı büyük. Hepsi teker teker inanılmaz. Genellikle aynı oyuncuları görüyorsunuz. Benim favorim İpek Bilgin, Rıza Kocaoğlu, Tuğrul Tülek ve Murat Daltaban. Daltaban aynı zamanda tiyatronun da kurucusu.

Nolur Dot'u izleyin, izletin!!!

Yeni oyunları Süpernova (Beautiful Burnout) başladı!!! Milliyet Sanat'ta oyunla ilgili çok güzel bir yazı da var, buraya ekliyorum...Gitmek için sabırsızlanıyorum :))))

http://www.go-dot.org/press/m_sanat.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder