

Londra'ya çok küçükken gitmiştim bu yüzden hafızamda doğru dürüst hiçbir şey yer etmemiş..Tabiki balmumu heykel müzesi Madame Tussaud hariç..Bu sefer oraya uğramadim ama ciddi sayıda heykel eklenmiş, hatta bu heykellerin öneminin çivisi çıkmış bile diyebiliriz...
Londra sanat-kültür-gece yaşamı-yemek ve alışverişin harmanlandığı ilginç bir şehir bence...Hani bazı şehirler vardır, onlara sadece "gece hayatı" veya "müze" leriyle özdeşleştiririz..İşte Londra tam da bu konuda ters köşeye yatıran bir şehir..Ne ararsanız var..Kim ne için giderse herkes mutlu ayrılır burdan...
Benim giderken 2 önemli hedefim vardı..Biri National Gallery'i diğeri British Museum'u ziyaret etmek.Sanat tarihi okurken National Gallery'nin adını cok duyuyordum ve burası gezilecekler arasında bir mecburiyete dönüştü. Peki burada neler var? Ne ararsanız var bence...13.-20. yüzyıl batı resminin öenmli bütün tabloları burada yer alıyor..Ben koyu bir Hollanda resmi fanatiği olarak Jan van Eyck'in- Arnolfini Düğünü isimli tablosu için oldukça heyecanlıydım. Bu resim erken Hollanda resminde bir çığır açmış, van Eyck'in ününe ün katmıştır.
Bunun dışında National Gallery'nin ciddi bir İtalyan resmi koleksiyonu da var..Leonardo Da Vinci'nin ünlü Kayalıklar Meryemi'ni burada görmek mümkün.
Bu arada söylemeden geçemeyeceğim; şu anda National Gallery'de dünyanin en büyük Leonardo Da Vinci sergisi var, 5 Şubat 2012'ye kadar devam edicek ama bilet almak istiyorsanız türlü taktikler denemeniz lazımmış zira arkadaşım 3 saat kuyrukta bekledikten sonra pes edip çıkmış.Ben 18-22 Ocak tarihleri arasında tekrar Londra'ya gidiyorum ve bu riski göze alarak sıraya giriyorum, bu sergiyi kaçırmaya hiç niyetim yok:)
Sırada ise British Museum var..İnanilmaz bir bina, daha girişinden etkileniyorsunuz zaten..İçeride gezilmesi gereken onlarca salon, eser..hangi birine baksam diye başım döndü ama kısıtlı vaktim olduğundan önceden belirlemiş olduğum yerleri gezdim ve bu bile bana yetti. British Museum'da neler var? Amerika, Uzakdoğu, Eski Roma ve Yunan, Orta Doğu'dan eserler. Tabiki çoğu arkeolojik eserler ama muazzam bir koleksiyon. Özellikle ben arkeoloji dersleri alırken önemli Yunan vazolarının burada olduğunu biliyordum ve onları görmek istiyordum. Daha önce blogumda Berlin başlığı altında paylaşmış olduğum mesele burada da var.Türkiye ve Yunanistan'dan "kazara" gelmiş olan eserler.Malesef gezerken içiniz acıyor o koca tapınakların kolonlarını görünce ama yapıcak hiçbir şey yok, kendi ülkenizi İngiltere'de keşfediyor gibisiniz. Bunların yanı sıra müzenin en güzel tarafı ücretsiz geziliyor olması.İsterseniz girişte gönüllü olarak vakıflarına bağış ta bulunabiliyorsunuz. Böylesine eserlere sahip bir müzenin ücretsiz gezilebiliyor olması turistler açısından da bir cazibe özelliği diye düşünüyorum.
Londra sanat-kültür-gece yaşamı-yemek ve alışverişin harmanlandığı ilginç bir şehir bence...Hani bazı şehirler vardır, onlara sadece "gece hayatı" veya "müze" leriyle özdeşleştiririz..İşte Londra tam da bu konuda ters köşeye yatıran bir şehir..Ne ararsanız var..Kim ne için giderse herkes mutlu ayrılır burdan...
Benim giderken 2 önemli hedefim vardı..Biri National Gallery'i diğeri British Museum'u ziyaret etmek.Sanat tarihi okurken National Gallery'nin adını cok duyuyordum ve burası gezilecekler arasında bir mecburiyete dönüştü. Peki burada neler var? Ne ararsanız var bence...13.-20. yüzyıl batı resminin öenmli bütün tabloları burada yer alıyor..Ben koyu bir Hollanda resmi fanatiği olarak Jan van Eyck'in- Arnolfini Düğünü isimli tablosu için oldukça heyecanlıydım. Bu resim erken Hollanda resminde bir çığır açmış, van Eyck'in ününe ün katmıştır.
Bunun dışında National Gallery'nin ciddi bir İtalyan resmi koleksiyonu da var..Leonardo Da Vinci'nin ünlü Kayalıklar Meryemi'ni burada görmek mümkün.
Bu arada söylemeden geçemeyeceğim; şu anda National Gallery'de dünyanin en büyük Leonardo Da Vinci sergisi var, 5 Şubat 2012'ye kadar devam edicek ama bilet almak istiyorsanız türlü taktikler denemeniz lazımmış zira arkadaşım 3 saat kuyrukta bekledikten sonra pes edip çıkmış.Ben 18-22 Ocak tarihleri arasında tekrar Londra'ya gidiyorum ve bu riski göze alarak sıraya giriyorum, bu sergiyi kaçırmaya hiç niyetim yok:)
Sırada ise British Museum var..İnanilmaz bir bina, daha girişinden etkileniyorsunuz zaten..İçeride gezilmesi gereken onlarca salon, eser..hangi birine baksam diye başım döndü ama kısıtlı vaktim olduğundan önceden belirlemiş olduğum yerleri gezdim ve bu bile bana yetti. British Museum'da neler var? Amerika, Uzakdoğu, Eski Roma ve Yunan, Orta Doğu'dan eserler. Tabiki çoğu arkeolojik eserler ama muazzam bir koleksiyon. Özellikle ben arkeoloji dersleri alırken önemli Yunan vazolarının burada olduğunu biliyordum ve onları görmek istiyordum. Daha önce blogumda Berlin başlığı altında paylaşmış olduğum mesele burada da var.Türkiye ve Yunanistan'dan "kazara" gelmiş olan eserler.Malesef gezerken içiniz acıyor o koca tapınakların kolonlarını görünce ama yapıcak hiçbir şey yok, kendi ülkenizi İngiltere'de keşfediyor gibisiniz. Bunların yanı sıra müzenin en güzel tarafı ücretsiz geziliyor olması.İsterseniz girişte gönüllü olarak vakıflarına bağış ta bulunabiliyorsunuz. Böylesine eserlere sahip bir müzenin ücretsiz gezilebiliyor olması turistler açısından da bir cazibe özelliği diye düşünüyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder